8 Ocak 2018

Mevlânâ - Mesnevi (2. Cilt)

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin Mesnevi’si Doğu klasikleri arasında en başta okunması gereken ve ünü tüm dünyaya yayılmış bir kitap.

Mesnevi altı cilt şeklinde yazılmıştır. Birinci cildin yazımına başlanma tarihi kesin olarak bilinmiyor. İlk ciltte de bununla ilgili bir bilgi yoktur. Ancak birinci cilt ile ikinci cildin yazımı arasında altı yıllık bir ara olduğu biliniyor. İkinci cildin yazımına ise 1264 yılında başlandığı bilgisi yer alıyor kitabın başında.

Birinci cilt ile ikinci cildin yazımında neden altı yıllık uzun bir ara olduğu kesin olarak bilinmez. Ancak kitabın başında Mevlânâ bu işte bir hikmet olduğuna değiniyor. Mevlânâ ikinci cildin başında bu gecikmeye açıklık getiriyor. Bu işte Tanrı hikmetleri olduğunu söyler ve üstü örtülü, bunların herkesçe bilinemeyeceğini, bilinse de anlaşılmayacağını söyler.

31 Aralık 2017

2017’de “Okuduğum Kitaplar”, blog istatistikleri ve 2018 hedeflerim


2017 yılı bitti ve şimdi de sıra Okuduğum Kitaplar bloğunda bu yıl neler yaşandığına bakmaya geldi.

2014 yılında açtığım Okuduğum Kitaplar bloğu dördüncü yılını geride bıraktı ve artık beşinci yılına giriyor. Yıllara göre sırasıyla 8, 18, 41 yazı yayınlamıştım önceki yıllarda. Bu istikrarlı artış bu yıl da devam etti ve 2017 yılında toplam 61 kitap eleştirisi, incelemesi ve “Hangi kitabı okuyayım?” diyenler için faydalı olacağımı umduğum kitap öneri listesi yazısı yayınlandı.

29 Aralık 2017

2018’de film uyarlaması çıkmadan okumanız gereken 10 kitap

Yönetmeni Steven Spielberg olan "Başlat: Ready Player One" filminden bir kare.

Eğer bir kitabın film uyarlaması yapılmışsa önce kitabı mı okunur, yoksa filmi mi izlenir? Bu soruyu geçenlerde “Okuduğum kitaplar ve film uyarlamaları” başlıklı yazımda sormuştum. Genel itibariyle gelen cevaplar arasında “önce kitap, sonra filmi” diyenler ağırlıktaydı. Farklı görüş bildirenler de olmuştu. Mesela, kitabı okurken olayları daha iyi canlandırmaya yardım ettiği için önce filmini izleyip sonra kitabını okumayı tercih edenler de vardı. Ya da “kitap da nedir, doğrudan filmini izler geçerim” diyen “çocuklar” da çıkmıştı.

26 Aralık 2017

Sâdık Hidâyet - Kör Baykuş

“Kör Baykuş”, İranlı yazar Sâdık Hidâyet’in 1936 yılında yayımlanan ve başyapıtı olarak kabul edilen romanıdır. Yapı Kredi Yayınları’nın bastığı bu kitapta romanın çevirmeni Behçet Necatigil'in "önsöz"ü ("Türkçede İran Edebiyatı ve Doğumunun 75. Yılında Sâdık Hidâyet") ve Bozorg Alevî'nin de Hidâyet’i anlattığı "sonsöz"ü ("Sâdık Hidâyet'in Biyografyası") bulunuyor. Bu önsöz ve sonsözler hem yazarı ve hayatını hem de romanını anlamada okura yardımcı oluyor.

Kitabı okurken yazarın hayatı ve yazım şekli bana iki farklı yazarı hatırlattı. Hidâyet, 9 Nisan 1951 tarihinde Paris’te intihar etmişti. Kitabın girişinde İranlı yazarın intihar ettiği bilgisi bana nedense Avusturyalı yazar Stefan Zweig’in intihar etmesini hatırlattı. Sâdık Hidâyet ile benzerlik kurduğum baka bir yazar ise Franz Kafka’dır. İranlı yazarın yazım tarzı, anlatısındaki “karamsarlık”, “ümitsizlik” de bana Kafka’nın eserlerini hatırlattı. Benzediklerini kolay kolay söyleyemem ama kesinlikle bana biri birini hatırlatıyor.

21 Aralık 2017

Natalie Babbitt - Ölümsüz Aile

“Angus birden uyandı ve yüzündeki gülümseme kayboldu. Gözlerini açtı. “Neden uyandırdın beni,” diye içini çekti. “Yine o rüyayı görüyordum, hani hepimiz cennetteymişiz ve Treegap’a hiç gitmemişiz.”

Bir aile düşünün, ölümsüz olan bir aile ve baba Angus da hep normal insanlar gibi yaşayıp sonra da ölmenin hayalini kurarak yaşıyor. Aslında ölümsüzlük birçok kitap ve filme konu olan bir temadır. Okuyan herkes de ‘Keşke ben de ölümsüz olsaydım’ diye içinde geçirebilir. Ancak Natalie Babbitt’in “Ölümsüz Aile” başlıklı romanının ana karakterleri olan Tuck ailesi ise tam tersini düşünüyor. Çünkü ne anne baba yaşlanıyor ne de çocukları büyüyor. Başlarından geçen bir olay sonucu oldukları yaşta kalmışlar. En küçük çocukları 17 yaşından sonra hiç büyümemiş, hep olduğu gibi kalmış. Ancak gerçek yaşı 107. Başlarına türlü kazalar gelmiş ancak bütün ölümcül olaylardan tek çizik almadan sağ kurtulmuşlar.

19 Aralık 2017

William Shakespeare - Fırtına

“Fırtına”, ünlü İngiliz oyun yazarı William Shakespeare’in, son oyunu olarak biliniyor. Konusu ise iktidar ve güç uğruna kardeşin kardeşe ihaneti, kötü ile iyiliğim mücadelesi, aşk ve sonunda da romantik bir şekilde iyinin kötüyü affetmesini işliyor.

Oyundaki ana karakterler ve kişiler şöyle:

ALONSO, Napoli Kralı
SEBASTİAN, Alonso’nun kardeşi
PROSPERO, gerçek Milano Dükü
ANTONİO, Prospero’nun kardeşi; kardeşinin hakkı olan Dukalık mevkiini zorbalıkla alan Milano Dükü
FERDİNAND, Napoli Kralı’nın oğlu
GONZALO, namuslu, yaşlı bir Meclis üyesi
CALİBAN, köle; vahşi ve çarpık bir yaratık
MİRANDA, Prospero’nun kızı
ARİEL, Uçarı bir peri

16 Aralık 2017

İlhami Algör - Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

İlhami Algör’ün “Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku” kitabı hem yazım üslubu hem de anlattıkları itibariyle son yıllarda okuduğum çok “farklı” ve “acayip” kitaplardandır. Kitabın ilk kısımlarını okurken sanki İstanbul’daki bir mahallenin “kabadayısı” anlatıyor hissine kapıldım. Kitabın ikinci kısmı özellikle de Müzeyyen ile diyaloglar ve evde geçen konuşmalar çok güldürdü. Son kısımda ise Türk sineması tadında bir hüzün kaplıyor okuru.

Kitabın ana karakteri “İtalyan Yokuşu’ndan aşağı, rüzgâra asılıp Tophane’ye indim” der ve anlatmaya başlar. Bir yandan kendini, yaşadıklarını anlatırken diğer yandan ise araya sık sık dinlediği şarkılardan sözler girer. Kafası müzikle fazla doludur. Belki de yaşamı müziklerdeki sözler gibidir ondan.

15 Aralık 2017

Hermann Hesse - Siddhartha

Alman yazar Hermann Hesse’nin “Siddhartha” başlıklı kitabı, hayatı boyunca kendini arayan, arayış içine olan bir kişinin hikâyesini anlatıyor. Romanın ana karakterinin adı Siddhartha. Genç ve zeki bir Brahman’dır. Kendini, çevresini sorgulayan biri ve bir arayış içinde yollara düşer. Hayatı boyunca arayışına devam eder.

Romandaki olaylar Gotama Buddha’nın (kısa adıyla Buddha’nın) yaşadığı dönemde geçiyor. Ana karakter Siddhartha da Buddha’yı görüp konuşuyor, öğretilerini dinliyor, beğeniyor ama kabul etmiyor. Siddhartha, Buddha ile görüşmesinden sonra da arayışına devam ediyor.

9 Aralık 2017

A. S. Byatt - Ragnarök: Tanrıların Alacakaranlığı

İngiliz yazar A. S. Byatt,  “Ragnarök: Tanrıların Alacakaranlığı” başlıklı eserinde okura İskandinav mitolojisini anlatıyor.  Az çok mitolojiye ilgi duyan ya da İskandinav mitolojisinden uyarlanan çizgi roman ile filmleri izleyenler, Odin, Thor ve Loki gibi isimleri bilirler. İşte Byatt da bu kitapta bu üçlünün ortaya çıkma ve sonları ile ilgili mitolojiyi aktarıyor bize.

A. S. Byatt, İskandinav mitolojisini anlatırken bir yandan da İkinci Dünya Savaşı döneminde babası savaşa giden bir çocuğun da öyküsünü anlatıyor. Yazar bu çocuğu bize “çelimsiz bir çocuk” olarak tanıtıyor. Kitabın sonunda yaptığı açıklamada çocuğun çelimsizliği fiziki zayıflığından değil içinde yaşadığı ortam ve dünya ile bağıyla ilgili olduğu bilgisini veriyor.

27 Kasım 2017

Alan Moore ve David Lloyd - V for Vendetta (Çizgi Roman)

V for Vendetta, Alan Moore tarafından yazılan ve çizimleri de David Lloyd tarafından yapılan bir İngiliz çizgi romanıdır. İlki 1982’de yayımlanan ve toplam 10 bölüm olan çizgi romandaki olaylar distopya ve kıyamet sonrası bir dünyada geçiyor.

Romanın konusu “yakın gelecekte” yaşanan olaylar olarak nitelendiriliyor. Tarihler ise 1997 ve 1998 olarak geçiyor çizgi romanda. Tabii eserin ilk defa 1982 yılında yayınlandığını göz önüne almak lazım.

V for Vendetta’yı bilmeyen yoktur herhalde. Çünkü aynı ismi taşıyan ve yönetmen koltuğunda James McTeigue’in olduğu bir filmi (2005) de var. Filmi çok beğenilmiş ve halen çok popüler.