13 Şubat 2018

Desiderius Erasmus - Deliliğe Övgü

Desiderius Erasmus’un ilk defa 1511 yılında yayımlanan kitabı “Deliliğe Övgü” günümüzde de güncelliğini koruyan ve çok okunan kitaplardan biridir. Okuduğum ve Kabalcı Yayınevi’nden çıkan baskının sunuş kısmında çevirmen Çiğdem Dürüşken, “Erasmus ve Deliliğe Övgü Üzerine” başlığı altında hem Erasmus’un hayatı hem de eseri ile ilgili ayrıntılı bilgi veriyor.

Dünyaca ünlü bu kişinin hayatı hiç de “mutlu” bir başlangıç sayılmaz. Evlilik dışı bir ilişkiden doğduğu için çocukluk yılları bunun acılarıyla doludur. Erasmus, Hollanda’nın Rotterdam kentinde, tahminen 28 Ekim 1466 yılında doğmuş ve 12 Temmuz 1536 yılında Basel’de hayata gözlerini yummuştu.

4 Şubat 2018

Platon - Devlet

Bu kitap Antik Yunandan bu yana, felsefe ve siyaset teorisi üzerine yazılmış en etkili kitaplardandır. Yazılış tarihi yaklaşık M.Ö. 380 yılı ve günümüze kadar halen okunan, üzerinde tartışılan ve okutulan bir eser olma özelliğini taşıyor.

Platon’un Devlet adlı eseri on bölümden oluşuyor. Platon ayrıca burada okura anlatmak istediklerini Sokrates ile diyaloglar şeklinde yazmıştır. Eserin tartıştığı felsefi ve siyasi konularla ilgili zaten başlığı bir ipucu veriyor. Platon burada ütopya bir devlet kurguluyor.

Kitabın “Önsöz”ünde çevirmenler, Platon ve Sokrates ile ilgili bilgi veriyor ve özellikle Sokrates’in nasıl öldüğünü hatırlatıyor. İşte zaten Platon da kurguladığı bu ütopya dünyayı bir anlamda Sokrates için yapıyor.

27 Ocak 2018

Jared Diamond - Tüfek, Mikrop ve Çelik (3. Kısım)

3. Kısım: Yiyecek Üretiminden Tüfeklere, Mikroplara ve Çeliğe

11. Bölüm: Öldürücü Bir Armağan: Hayvan Varlığı

“Çiftçiler genellikle en kötü mikropları saçarlar, daha iyi silahları ve zırhları vardır, daha güçlü teknolojilere sahiptirler, fetih savaşları yapmayı daha iyi beceren okumuş yazmış seçkinleriyle merkezi bir yönetim altında yaşarlar.” (s. 252)

“Yakın tarihimiz boyunca insanların ölümüne yol açmış başlıca hastalıklar -çiçek hastalığı, grip, verem, sıtma, veba, kızamık ve kolera- hayvan hastalıklarının evrimleşmiş halidir, işin tuhafı bizim salgın hastalıklarımızın çoğunun nedeni olan mikropların büyük bir kısmı artık neredeyse yalnızca insanlarda görülür. Hastalıklar insanların ölüm nedenlerinin başında geldiği için tarihi biçimlendirmede de önemli rol oynamışlardır. II. Dünya Savaşı'na kadar savaşlarda ölenlerin çoğu savaş yaralarından değil savaşla taşınan hastalıklardan ölüyordu.” (s. 253)

22 Ocak 2018

Murad Ertaylan - Kedileri Daha Çok Seven Adam

Türkiye, 20. yüzyılın ortalarından itibaren Avrupa ülkelerine çok göç vermiştir. Bu eser ise Türkiye’den çok daha uzaklara, Yeni Zelanda’ya göç eden bir ailenin öyküsünü anlatıyor. Tabii bir de bu ailenin hayvanları çok sevmesi var. Özellikle de ana karakter “Büyük A.” lakaplı Alp Kuzu, kedileri çok seviyor.

Bu kitap, yazar Murad Ertaylan’ın yayımlanan altıncı kitabı. Yazar, önsözde bu eseri yazarken kendisine Dalai Lama’nın şu sözlerini düstur edindiğini söylüyor: “Bu dünyanın daha fazla başarılı insana ihtiyacı yok. Aksine bu dünyanın acilen ve her türden fazlaca barışçı, iyileştirici, onarıcı, öykücü ve sevgi dolu insanlara ihtiyacı var.” (s. 7)

8 Ocak 2018

Mevlânâ - Mesnevi (2. Cilt)

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin Mesnevi’si Doğu klasikleri arasında en başta okunması gereken ve ünü tüm dünyaya yayılmış bir kitap.

Mesnevi altı cilt şeklinde yazılmıştır. Birinci cildin yazımına başlanma tarihi kesin olarak bilinmiyor. İlk ciltte de bununla ilgili bir bilgi yoktur. Ancak birinci cilt ile ikinci cildin yazımı arasında altı yıllık bir ara olduğu biliniyor. İkinci cildin yazımına ise 1264 yılında başlandığı bilgisi yer alıyor kitabın başında.

Birinci cilt ile ikinci cildin yazımında neden altı yıllık uzun bir ara olduğu kesin olarak bilinmez. Ancak kitabın başında Mevlânâ bu işte bir hikmet olduğuna değiniyor. Mevlânâ ikinci cildin başında bu gecikmeye açıklık getiriyor. Bu işte Tanrı hikmetleri olduğunu söyler ve üstü örtülü, bunların herkesçe bilinemeyeceğini, bilinse de anlaşılmayacağını söyler.

31 Aralık 2017

2017’de “Okuduğum Kitaplar”, blog istatistikleri ve 2018 hedeflerim


2017 yılı bitti ve şimdi de sıra Okuduğum Kitaplar bloğunda bu yıl neler yaşandığına bakmaya geldi.

2014 yılında açtığım Okuduğum Kitaplar bloğu dördüncü yılını geride bıraktı ve artık beşinci yılına giriyor. Yıllara göre sırasıyla 8, 18, 41 yazı yayınlamıştım önceki yıllarda. Bu istikrarlı artış bu yıl da devam etti ve 2017 yılında toplam 61 kitap eleştirisi, incelemesi ve “Hangi kitabı okuyayım?” diyenler için faydalı olacağımı umduğum kitap öneri listesi yazısı yayınlandı.

29 Aralık 2017

2018’de film uyarlaması çıkmadan okumanız gereken 10 kitap

Yönetmeni Steven Spielberg olan "Başlat: Ready Player One" filminden bir kare.

Eğer bir kitabın film uyarlaması yapılmışsa önce kitabı mı okunur, yoksa filmi mi izlenir? Bu soruyu geçenlerde “Okuduğum kitaplar ve film uyarlamaları” başlıklı yazımda sormuştum. Genel itibariyle gelen cevaplar arasında “önce kitap, sonra filmi” diyenler ağırlıktaydı. Farklı görüş bildirenler de olmuştu. Mesela, kitabı okurken olayları daha iyi canlandırmaya yardım ettiği için önce filmini izleyip sonra kitabını okumayı tercih edenler de vardı. Ya da “kitap da nedir, doğrudan filmini izler geçerim” diyen “çocuklar” da çıkmıştı.

26 Aralık 2017

Sâdık Hidâyet - Kör Baykuş

“Kör Baykuş”, İranlı yazar Sâdık Hidâyet’in 1936 yılında yayımlanan ve başyapıtı olarak kabul edilen romanıdır. Yapı Kredi Yayınları’nın bastığı bu kitapta romanın çevirmeni Behçet Necatigil'in "önsöz"ü ("Türkçede İran Edebiyatı ve Doğumunun 75. Yılında Sâdık Hidâyet") ve Bozorg Alevî'nin de Hidâyet’i anlattığı "sonsöz"ü ("Sâdık Hidâyet'in Biyografyası") bulunuyor. Bu önsöz ve sonsözler hem yazarı ve hayatını hem de romanını anlamada okura yardımcı oluyor.

Kitabı okurken yazarın hayatı ve yazım şekli bana iki farklı yazarı hatırlattı. Hidâyet, 9 Nisan 1951 tarihinde Paris’te intihar etmişti. Kitabın girişinde İranlı yazarın intihar ettiği bilgisi bana nedense Avusturyalı yazar Stefan Zweig’in intihar etmesini hatırlattı. Sâdık Hidâyet ile benzerlik kurduğum baka bir yazar ise Franz Kafka’dır. İranlı yazarın yazım tarzı, anlatısındaki “karamsarlık”, “ümitsizlik” de bana Kafka’nın eserlerini hatırlattı. Benzediklerini kolay kolay söyleyemem ama kesinlikle bana biri birini hatırlatıyor.

21 Aralık 2017

Natalie Babbitt - Ölümsüz Aile

“Angus birden uyandı ve yüzündeki gülümseme kayboldu. Gözlerini açtı. “Neden uyandırdın beni,” diye içini çekti. “Yine o rüyayı görüyordum, hani hepimiz cennetteymişiz ve Treegap’a hiç gitmemişiz.”

Bir aile düşünün, ölümsüz olan bir aile ve baba Angus da hep normal insanlar gibi yaşayıp sonra da ölmenin hayalini kurarak yaşıyor. Aslında ölümsüzlük birçok kitap ve filme konu olan bir temadır. Okuyan herkes de ‘Keşke ben de ölümsüz olsaydım’ diye içinde geçirebilir. Ancak Natalie Babbitt’in “Ölümsüz Aile” başlıklı romanının ana karakterleri olan Tuck ailesi ise tam tersini düşünüyor. Çünkü ne anne baba yaşlanıyor ne de çocukları büyüyor. Başlarından geçen bir olay sonucu oldukları yaşta kalmışlar. En küçük çocukları 17 yaşından sonra hiç büyümemiş, hep olduğu gibi kalmış. Ancak gerçek yaşı 107. Başlarına türlü kazalar gelmiş ancak bütün ölümcül olaylardan tek çizik almadan sağ kurtulmuşlar.

19 Aralık 2017

William Shakespeare - Fırtına

“Fırtına”, ünlü İngiliz oyun yazarı William Shakespeare’in, son oyunu olarak biliniyor. Konusu ise iktidar ve güç uğruna kardeşin kardeşe ihaneti, kötü ile iyiliğim mücadelesi, aşk ve sonunda da romantik bir şekilde iyinin kötüyü affetmesini işliyor.

Oyundaki ana karakterler ve kişiler şöyle:

ALONSO, Napoli Kralı
SEBASTİAN, Alonso’nun kardeşi
PROSPERO, gerçek Milano Dükü
ANTONİO, Prospero’nun kardeşi; kardeşinin hakkı olan Dukalık mevkiini zorbalıkla alan Milano Dükü
FERDİNAND, Napoli Kralı’nın oğlu
GONZALO, namuslu, yaşlı bir Meclis üyesi
CALİBAN, köle; vahşi ve çarpık bir yaratık
MİRANDA, Prospero’nun kızı
ARİEL, Uçarı bir peri