10 Eylül 2017

John Steinbeck - Fareler ve İnsanlar

John Steinbeck’in kısa romanı Fareler ve İnsanlar, iki mevsimlik tarım işçisinin yaşamından kısa bir an sunuyor. Biri zeki George Milton, diğeri ise çok güçlü ama akıl sağlığı yerinde olmayan Lennie Small. Bu iki arkadaş beraber gezer ve buldukları işte çalışırlar. Her ne kadar ünlü Amerikalı yazar kitabında sadece iki işçinin yaşamından çok kısa bir zaman dilimini anlatsa da buradan bütün tarım işçileri, onların umutları, yaşam koşulları ve hayatlarının sonuna kadar nasıl yaşadıklarını öğrenebiliyoruz.

Daha önce Steinbeck’in Gazap Üzümleri kitabını okumuştum. Her iki kitap da tarım işçilerini kodu ediniyor. Bu konu ise yazarın kendi yaşamı ve tecrübesi sonucu kitaplarına da yansımıştır. John Steinbeck, çocukluk ve ilk gençlik yılları boyunca okul dışındaki zamanını Salinas Vadisi'ndeki çiftliklerde çalışarak geçirmişti. Eserlerine konu olarak tarım işçilerini seçmesinin sebebi de budur.

Kitap, iki arkadaş George ve Lennie’nin bir çiftliğe doğru yol alırken başlar. İkili çiftliğe varmadan mola verir ve dinlenirler. Lennie akıl sağlığı yerinde olmayan ve yaşadıkları unutan biridir. Ancak ikisinin bir hayali vardır. Lennie, bu hayali sürekli George’a anlattırır. Hayalleri ise çalışıp para biriktirmek, kendi küçük topraklarını anlak, küçük bir ev, bahçe, ekinler ve hayvanlara sahip olmaktır. Daha sonra bunun bütün tarım işçilerinin hayali olduğunu öğreniyoruz.

George ve Lennie bir araya getiren durum ise her ikisinin de diğer mevsimlik işçiler gibi yalnız olmamak isteğidir. Zaten Lennie yalnız yaşayamayacak kadar akli sorunları vardır. Bu sorunlar ikiliyi son çalıştıkları çiftlikten kaçmaya zorlamıştır. George akıllıdır ve Lennie’ye göz kulak olur. Böylece ikisi de yalnızlık çekmiyor.

George kendilerini bundan dolayı şanslı hissediyor. Çünkü birbirinin arkadaşlığı var onlarda ve ayrıca bir hayalleri. Bu hayal için de çalışıp para biriktirmek istiyorlar. George, kendileri gibi şanslı olmayan işçilerin durumunu ise şöyle anlatıyor:

"Bizim gibiler, çiftlikte çalışan erkekler yeryüzündeki en yalnız erkeklerdir. Onların aileleri yoktur. Kendilerini hiçbir yere ait hissetmezler. Bir çiftliğe gelir, çalışır, biraz para kazanırlar, sonra kasabaya gidip kazandıklarını birkaç saat içinde harcarlar, bir de bakarsın ki yeniden yola düşmüşler başka bir çiftliğin kapısını çalmak için. Hayattan hiçbir beklentileri yoktur onların." (s. 19)

George ve Lennie, çalışacakları çiftliğe gelirler. Burada çalışan diğer işçilerle tanışırlar. Her biri aslında tarım alanında çalışan farklı profilde insanları ve onlarla aynı kadere sahip kişilerin yaşamını anlatıyor. Örneğin çiftlikte geçirdiği bir kaza sonucu bir elini kaybeden ihtiyar Candy var. Candy ihtiyar ve artık sakat olmasına rağmen çiftlik sahibi onu kovmayarak, temizlikçi olarak çalıştırıyor. Ancak her an kapı dışarı edilme korkusu var. Çünkü ne gidecek yeri ne de ona bu ihtiyar ve sakat haliyle ona iş verecek biri vardır.

İki arkadaş çiftliğe gelirler ama George, Lennie’ye sıkı sıkı başını belaya sokmamasını tembihler. Çünkü daha önce de benzer sorun yaşamış ve çalıştıkları yerden kaçmışlardı. Lennie’nin en büyük sorunu akli sağlığının yerinde olmamasıdır. Lennie bazı yumuşak eşya ya da hayvanlara dokunmayı sever. Hiçbir şey bulamadı mı bir fareyi alıp parmaklarıyla dokunur. Ancak bu iri kıyım adamın elleri çok güçlüdür ve kendini kontrol edemez, dokunduğu fareler ve hayvanları öldürür. Romanın başında Lennie’nin cebinden çıkan farenin de başına bu gelmiştir. George, Lennie’den ölü fareyi atmasını söyler. Ancak bir türlü bırakmak istemez.

KÜÇÜK BİR TOPRAK SATIN ALMA HAYALİ

Çiftliğe herkes bir hayal ile gelir ya da en azından herkesin bir hayali vardır. İhtiyar Candy, George ve Lennie’nin hayalini, küçük bir toprak alıp kendilerine yetecek kadar çiftçilik yapma planlarını öğrenince biriktirdiği parayı onlarla paylaşmayı ve onu da yanlarına almayı önerir. Küçük toprakları olacak, yonca, çilek ekecekler, tavukları, inekleri ve keçileri olacak. Lennie ise sürekli tavşanlara bakmak ve onları beslemekten bahseder.

Çiftlikte yaşayan ve çalışan bir diğer karakter de zenci seyis Crook’tur. Crook zenci olduğu için diğer çalışanların yaşadığı barakaya giremez. Ahırda küçük bir barakası vardır onun. Kendini çok yalnız hisseder ve bundan şikâyet eder. Ayrıca at tepmesi sonucu da sakattır. Crook, Lennie ve Candy ise sohbet ederken onları planlarını öğrenir ve böyle hayalleri çok gördüğünü söyler:

"Yollara düşüp çiftliklerin kapısını çalıp iş arayan yüzlerce adam gördüm ben. Hepsinin sırtında battaniyesi kafasında da aynı kahrolası hayal vardır. Yüzlercesini gördüm ben onların. Gelir, çalışır, giderler ve işte her birinin aklında küçücük bir arazi hayali vardır. Ama içlerinden biri bile alamaz o küçücük araziyi. Cennete gitmek gibi bir şeydir arazi alma hayali de.” (s. 89)

Çiftlikteki her kesin bir hayali var. Çiftlik sahibinin oğlu Curley’in karısı da hayal sahibi başka bir karakterdir. Gençliğinden oyuncu olmayı, tiyatro ve filmler oynayıp ünlü olmayı ister. Sürekli çalışanların barakalarına gelir ve kocasını aradığını söyler. Curley de bundan dolayı karısını kıskanır, özellikle arabacı Slim ile aralarında bir şey olduğundan şüphelenir. İşçiler ise sürekli süslenerek ortalarda dolaşan yeni evli kadını “sürtük” diye adlandırırlar. Ancak kitapta ismi verilmeyen Curley’in karısı sürekli evde oturmaktan, kocasının birilerini nasıl döveceğini anlatmasından canı sıkılan ve konuşacak birilerini arayan birisidir. O da çiftlikte çalışan diğer işçiler gibi yalnız hissediyor kendini. İşte George ve Lennie’yi bu kadar bir birine zıt ve farklı olmalarına rağmen bir araya getiren şey de yalnız olmama dürtüsüdür.

Her ne kadar zenci seyis Crook, George, Lennie ve şimdi de onlara katılan Candy’nin toprak alma planlarını duyunca olumsuz konuşarak, bu hayalin gerçekleşmeyeceğini söylese de kendisi bile bir an buna inanıyor. Crooks, alacakları toprakta kendisine de bir iş bulunup bulunmayacağını sorar. Aslında bütün bu insanları hala yaşatan, bir gün durumların düzeleceği ve hayatlarının daha iyi olacağı ümididir. Çünkü hepsi hayatları boyunca kendilerinin olmayan bir toprağı işler, başkasının tohumunu eker ve mahsulü de onlar için toplar. Her işi görmelerine rağmen, ay sonunda sadece bir günde genelev, bar ve oyunlar için harcayacakları para geçer ellerine. Her işi yapıp, hiçbir şey elde edemeyen bir işçi sınıfına mensupturlar.

Steinbeck de bu kısa romanında, öz bir şekilde asırlardır hiç eksik olmayan bir sınıfı tasvir ediyor. Bu insanlar, mevsimli işçiler, hayalleri hiç eksik olmayacaktır. Asırlar önce de böyleydi, yıllar sonra da böyle olacaktır.

John Steinbeck
Fareler ve İnsanlar
Özgün adı: Of Mice and Men
Çev: Ayşe Ece
Sel Yayıncılık
İstanbul
2012
126 sayfa.

10 yorum:

  1. Fareler ve İnsanlar çok güzel bir kitap. İnsan bir şeyler katıyor. Paylaşım için teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben Steinbeck'ten ilk önce Gazap Üzümlerini okumuştum. O daha da iyi. Teşekkürler.

      Sil
  2. Fareler ve insanlar güzel kitap. İnsana kattıkları var. Emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zamanın ötesinde, yıllar geçse de eksimeyen kitaplardan... Teşekkürler...

      Sil
  3. Okumayı çok istediğim bir kitap. Konusu hakkında fikrim olsa da okuma fırsatı bulamadım. :) En yakın zaman da okumak istiyorum. Emeğine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem kısa hem de akıcı. İyi okumalar...

      Sil
  4. Çok sevdim güzel yorumunuzu teşekkürler

    YanıtlaSil
  5. Yillar önce çok severek okudugum bir kitapti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Steinbeck'in Gazap Üzümleri'ni de tavsiye ederim.

      Sil