14 Haziran 2017

Alexandre Dumas - Binbir Hayalet

Fransız yazar Alexandre Dumas’nın “Binbir Hayalet” başlıklı romanı, fantastik öykülerin anlatıldığı ancak bunların altında da gerçek olaylar ve kişilerin olduğu bir eserdir. Dumas, özellikle Fransa tarihinde bulunan gerçek kişilerin isimlerine ve olaylara bu eserinde yer verirken, başlığa da çektiği “binbir hayalet” tarih sayfalarında bulunan gerçek kişilerin hayaletleridir. Dumas, bir yandan onları anıyor, diğer yandan da özellikle Fransız Devrimi’nde yaşananları okura hatırlatıyor.

31 Mayıs 2017

Tüm zamanların en iyi distopya romanları (20 kitap)


George Orwell’in ünlü romanı “1984” ve Aldous Huxley’in “Cesur Yeni Dünya” başlıklı eseri, distopya kitaplar denilince ilk hatırladıklarımdır. Ancak distopya romanlar bunlarla sınırlı değil. Her dönem, farklı türde distopya edebiyat ortaya koymuştur. Orwell’in ve Huxley’in klasik distopya eserleri ile birlikte, yeni sayılabilecek Suzanne Collins’in Açlık Oyunları gibi genç yetişkin distopya romanları da okur tarafından büyük ilgi görüyor.

29 Mayıs 2017

Josh Malerman - Gölün Dibindeki Ev

Amerikalı yazar Josh Malerman’ın “Gölün Dibindeki Ev” başlıklı eseri, bir korku-gerilim romanıdır. Okuru, gizemli bir göle, bu gölün dibindeki olağan dışı bir eve götürüyor. Okurken gerilim ve korkuyu iliklerinize kadar duyacağınız kısa bir roman.

İlk defa korku-gerilim türü bir roman okudum. Ayrıca Josh Malerman, kitapları henüz yeni yayımlanmaya başlayan bir yazar. Bu eser Türkçe’de yayımlanan ikinci kitabı. Hem yeni bir tür, hem de yeni başlayan bir yazarı keşfetmiş oldum.

25 Mayıs 2017

Henry David Thoreau - Haksız Yönetime Karşı (Sivil İtaatsizlik)

Henry David Thoreau’nun “Sivil İtaatsizlik” (Haksız Yönetime Karşı) başlıklı denemesi, ABD üniversitelerinde öğrencilere en çok okutulan kitaplardan biridir. Amerikalı şair, yazar ve filozof olan Thoreau’nun bu kitabı yazmasının ilginç bir hikâyesi var.

Thoreau henüz hayattayken 1849 yılında bu deneme bir kitabında “Resistance to Civil Government” (Sivil Hükümete Direnme olarak çevrilebilir, çevirmen özellikle haksız hükümete karşı direnme kastedildiği için bu çeviride “Haksız Yönetime Karşı” başlığını tercih etmiştir) olarak basılmıştı. Yazarın ölümünden sonra ise yapılan basımlarda “Civil Disobedience” (Sivil İtaatsizlik) olarak değiştirilmiştir.

24 Mayıs 2017

Anthony Burgess - Otomatik Portakal

Anthony Burgess’in 1962 yılında yayımlanan “Otomatik Portakal” başlıklı romanı, çok uzak olmayan bir gelecekte İngiliz toplumunda geçiyor. Bir distopya roman olan eserde uyuşturucu kullanımı, gençlerin sırf eğlence olsun diye şiddete başvurması, toplumun yozlaşması konu ediliyor. Bir yandan da yeni geliştirilen bir deneyle şiddete başvuran suçluların “iyileştirilmesi” var. Ancak bu iyileştirme sırasında insanlar artık birey olmaktan çıkıyor, otomatik bir makine haline geliyorlar.

Burgess’in en iyi eseri olarak görülen bu roman bana göre çok etkili bir roman. Ancak özellikle kitabın başındaki şiddet ve tecavüz sahneleri beni bir okur olarak olumsuz etkiledi. Bundan dolayı bahsettiğim kısımlardan olumsuz etkilenecek kişileri uyarmak isterim.

19 Mayıs 2017

Stefan Zweig - Bir Çöküşün Öyküsü

Stefan Zweig’in “Bir Çöküşün Öyküsü” başlıklı eseri, iktidar sahibi bir kadının, bütün gücünü kaybettikten sonraki çöküşünü anlatıyor. Bir yandan da iktidarda olmanın, güç sahibi bulunmanın bağımlılıktan da öte bir şey olduğunu gösteriyor bu eser. Arka kapağında bu kitapta anlatılanların Fransa’da XV. Louis döneminde sarayda güç sahibi olan aristokratik bir kadının gerçek yaşamına dayandığını öğreniyoruz.

17 Mayıs 2017

Jack London - Yaşamak Hırsı

Jack London, her okuduğumda beni bir kez daha hayran bırakan bir yazar. Çocukluğumda okuduğum hikâyeleri halen hafızamda çok taze. Özellikle bu kitapta yer alan Yaşamak Hırsı (Love of Life) başlıklı hikâyesindeki ayrıntıları hiç unutamadım. Bir lokmalık küçük bir balığı yakalamak için dakikalarca çırpınan adamın kurtlardan arta kalan bir geyik kemiklerini kemirmesini, kurtarıldıktan sonra yatağının altına ekmek stoku yapmasını bunlara örnek verebilirim. Bütün bunlar bir insanın doğada, açlıkla, çaresizlikle mücadelesini konu edinen hikâyeden sadece birkaç ayrıntı.

12 Mayıs 2017

Ernest Hemingway - İhtiyar Balıkçı (Yaşlı Adam ve Deniz)

Ernest Hemingway’in “İhtiyar Balıkçı” (Yaşlı Adam ve Deniz) başlıklı romanı, Kübalı yaşlı bir balıkçının yaşlılığıyla, yalnızlığıyla, şansının bir türlü düzelmemesiyle, denizle, avladığı balıkla, saldıran köpekbalıkları ile mücadelesini anlatıyor. Bütün bunlar olurken de hiçbir zaman ümidini yitirmiyor, şikâyet etmiyor ve mücadeleden vazgeçmiyor.

Bu roman aynı zamanda Hemingway’e 1953’te Pulitzer Ödülü’nü, 1954’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandırmıştır. Nobel Komitesi özellikle, Hemingway’e bu ödülün “Yaşlı Adam ve Deniz” adlı eseri ile anlatı sanatındaki ustalığından dolayı verildiğini vurgulamıştı.

10 Mayıs 2017

Mevlânâ - Mesnevi (1. Cilt)

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin Mesnevi’sini çok farklı şekillerde okumak mümkün. Farsça yazılmış bu kitabı bir şiir kitabı, bir hikâye kitabı ya da tasavvufi bir kitap (dini bir kitap) olarak görebilir ve okuyabiliriz. Okuyanın bilgisine göre farklı anlamlar çıkarabileceği bir kitaptır. Sade bir diller bazı menkıbeler anlatılarak okura ders ve öğüt verirken, tasavvufi kısımlarını anlamak için ise daha derin açıklamalara ve izaha ihtiyaç vardır.

28 Nisan 2017

Mihail Bulgakov - Köpek Kalbi

Rus yazar Mihail Bulgakov’un “Köpek Kalbi” başlıklı kısa romanı, Sovyetler Birliği’nin ilk yıllarında yeni bir komünist sınıf kurma çalışmalarını hicvederek anlatıyor. Bunu yaparken de ünlü bir profesörün elinde bir köpek ameliyat geçirdikten sonra insana dönüşüyor. Şekil olarak insana dönüşen köpek, davranış ve huy olarak da daha iyiye gideceğine daha da kötüleşiyor. Yüzsüzleşiyor, hırsızlık yapıyor, kadınlara sarkıntılık ediyor ve kendisi de daha önce sokak köpeği olmasına karşın, sokak kedisi “katiline” dönüşüyor.

25 Nisan 2017

Neil Gaiman - Yolun Sonundaki Okyanus

Neil Gaiman’ın “Yolun Sonundaki Okyanus” isimli romanı, bir fantastik hikâye sunuyor okura. Ancak sadece iyi ile kötünün mücadele ettiği bir anlatı değildir, aynı zamanda hikâyeye sürrealist bir bakış açısı da yüklenmiştir. Peki, anlatıcının çocukluğunda hatırladığı iyiliğin tarafından olan sihir kullanan kişiler, kötülük saçan yaratıklar ve diğer olaylar gerçek midir, yoksa sadece 7 yaşındaki bir çocuğun hayal ürünüdür?

22 Nisan 2017

Douglas Adams - Otostopçunun Galaksi Rehberi (1. Kitap)

İngiliz yazar Douglas Adams’ın “Otostopçunun Galaksi Rehberi” başlıklı kitabı, bir bilim kurgu ve bir mizah kitabıdır. Kitapta uzaylı bir otostopçu, evi ve gezegeni yıkılan bir dünyalı, dolandırıcılıktan hüküm giymiş bir galaktik imparatorluk başkanı, her halinde bıkkınlık bulunan süper zeki bir robot, insanlara deney hayvanı muamelesi yapan beyaz fareler ve buna benzer birçok olay var. Tabii bir yandan okur uzayın derinliklerinde olasılıksız motorlu gemiyle seyahat eder, diğer yandan da olayların imkânsızlığına güler.

18 Nisan 2017

Okumanız gereken 100 kısa roman / uzun öykü (novella)


“Bu kitap da bitti. Şimdi ne okuyayım? Ne çok uzun olsun, ne de çok kısa.” diyenler için bir kitap listesidir bu. Bazıları buna “Bir oturuşta okuyup bitireceğim” kitaplar da diyebilir. Bu tür kitaplara İngilizce “novella” diyorlar. Türkçeye ise kısa roman ya da uzun öykü şeklinde aktarılıyor. Aslında bu novella dediğimiz tür yeni değildir.

Franz Kafka - Dönüşüm; George Orwell - Hayvan Çiftliği; Antoine de Saint Exupery - Küçük Prens; John Steinbeck - Fareler ve İnsanlar dünya edebiyatından novella örnekleridir. Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Madonna ise Türk edebiyatındaki novella örneğidir.

14 Nisan 2017

Jared Diamond - Tüfek Mikrop ve Çelik (2. Kısım)

Bu kısımda yiyecek üretiminin toplumların gelişmesi üzerindeki etkileri üzerinde duruluyor. Aslında cevap aranan temel soru bir önceki bölümlerde üzerinde durulan soru ile aynıdır. Neden Avrupalılar gelip Amerika’yı ele geçirdi de, Amerikan yerlileri gidip de İspanya’yı ele geçirmedi. Ayrıca nasıl oldu da çok az sayıdaki İspanyol, sayıları binlerce olan İnkaları yendi.

30 Mart 2017

Zülfü Livaneli - Huzursuzluk

Zülfü Livaneli’nin “Huzursuzluk” başlıklı romanı biri eski, diğeri ise yeni olan iki olaya dikkat çekiyor. Aslında her iki olay da aynıdır, her ikisinde de kan, acı, gözyaşı vardır. Eski olması, özellikle Ortadoğu coğrafyasında hiç eksik olmamasındandır. Yeni dediğim olay ise yine bu savaş, kan, gözyaşı ve acının son yıllarda özellikle IŞİD, Suriye, Irak adları ile gündemimize girmesinden kaynaklanıyor.

Romanın ana karakteri İbrahim’in konuştuğu çocukluk arkadaşının babası da bunu doğruluyor: “Bu gözler çok kan gördü oğlum, çok zulüm gördü. Bu topraklar böyledir, kan hiç eksilmez, ölmeyince kan kesilmez, neden mi? Adet böyle oğlum, buralarda adet böyle.” (s. 44) Diğer yandan ise kendisini huzursuz eden ve yeni yaşanan acıları, mültecileri, yaşanan zulmü İbrahim birinci ağızdan dinliyor, görüyor ve hissediyor.

25 Mart 2017

Arthur Conan Doyle - Sherlock Holmes - Baskerville'lerin Köpeği

İngiliz yazar Sir Arthur Conan Doyle, polisiye edebiyatında açtığı çığır ve kurguladığı Sherlock Holmes karakteri ile biliniyor ve ün salmıştır. Sherlock Holmes’un en çok bilinen maceralarından biri ise “Baskerville'lerin Köpeği” başlığını taşıyor. Kitapta bir yandan gizem, gerilim varken, bir yandan da okur güzel bir polisiye hikâyenin tadını çıkarıyor.

Sir Arthur Conan Doyle’un ilk defa 1902 yılında basılan “Baskerville'lerin Köpeği” (The Hound of the Baskervilles) başlıklı romanı şimdiye kadar 20’den fazla televizyon ve sinema filmine uyarlanmıştır. Romanda korku, gerilim, gizem ve tabii ki polisiye (zaten Sherlock Holmes denilince ilk önce akla polisiye gelir) aynı anda okura farklı tatlar sunuyor.

24 Mart 2017

Franz Kafka - Akbaba (Babil Kitaplığı - 18)

“Kafka yalnızca kâbuslar düşleyebiliyor ve gerçekliğin hiç durmamacasına kâbus ürettiğini düşünmeden edemiyordu.” (Borges, s. 10) Bu cümleyi aklınızda tutun ve Franz Kafka’nın ister bu kitaptaki hikâyeleri, ister yazdığı üç romanını okurken size rehberlik edecektir.

Franz Kafka’nın “Akbaba” başlığı ile basılan Jorge Luis Borges tarafından hazırlanan bu hikâyeler seçkisinde 11 hikâye yer alıyor. Kitaptaki ilk hikâyenin ismi de Akbaba’dır.

21 Mart 2017

Edward W. Said - Şarkiyatçılık (Batı’nın Şark Anlayışları)

Edward W. Said - Şarkiyatçılık (Oryantalizm) kitabını iki şekilde okumak mümkün. Birincisi Batı’nın imgesel bir Şark tasviri ve çalışma alanının bir söylem analizi olarak, yani Şarkiyatçı çalışmaların nasıl bir Şark oluşturduğu ile ilgili bir çalışma olarak. İkincisi ise beşeri bilimlerde var olan kalıplar, şablonlar ve klişelerden uzak durarak eleştirel bir çalışma örneği olarak görebiliriz.

Edward W. Said, Şarkiyatçılık’ın 1995 baskısına yazdığı sonsözde kitabının farklı şekillerde anlaşıldığı ve algılandığı üzerinde duruyor. Ancak ortaya koyduğu çalışmanın aynı zamanda şöyle olduğunu söylüyor: “Sanırım bir kitap olarak Şarkiyatçılık da bunu ortaya koyuyordur - özellikle de, beşeri bilimlere özgü incelemelerden düşünce üzerindeki baskıcı sınırların ötesine geçmeyi, tahakkümcü olmayan, özcü olmayan bir bilgi çeşidine varmayı ideal edinmiş bir arayış olarak söz edişiyle.” (s. 351)

19 Mart 2017

Hasan Saraç - Zaman Gezginleri: Kerim ile Sibel

Hasan Saraç’ın “Zaman Gezginleri - Kerim ile Sibel” romanı, bir bilim kurgu ve aşk hikâyesi. Post apocalyptic (kıyamet sonrası) bir dünyadan bir grup araştırmacı, zamanda seyahat ederek geçmişi gözlemliyor. Bu araştırmacılardan Sibel, hiç beklemediği bir şekilde karşılaştığı Kerim’le aşk yaşar.

Hasan Saraç’ın romanının isminden konusu az çok anlaşılıyor. Bir tarafta “zaman gezginleri” var; bir bilim kurgu hikâyesi. Diğer yandan ise bir aşk; Kerim ile Sibel’in aşkı. Ancak roman sadece bundan ibaret değil. Okura post apocalyptic (kıyamet sonrası) bir Yeni Dünya da sunuyor.

24 Şubat 2017

Yaşar Nabi (Der.) - Dünyanın En Güzel Hikâyeleri

Yaşar Nabi’nin hazırladığı ve derlediği Dünyanın En Güzel Hikâyeleri başlıklı kitap biraz iddialı bir başlık gibi görünse de, içindeki yazarlara baktığınızda bir abartı olmadığı anlaşılıyor. Zira kitapta dünyanın farklı ülkelerinden en ünlü yazarların, romancıların kısa hikâyelerinden birer seçme var. Gogol, Dickens, Poe, O. Henry, Dostoyevski, Maupassant ve diğerleri. Hepsi bilinen ve sevilen yazarlardır.

22 Şubat 2017

Aldous Huxley - Cesur Yeni Dünya

Aldous Huxley’in “Cesur Yeni Dünya” romanı distopya eserler arasında en iyi bilinen kitaplardan biridir. Bu kitapta anlatılan dünyada insanlar artık bir anne ve babadan doğmazlar, son teknoloji ile donatılmış insan fabrikalarında seri bir şekilde üretilir ve şişeden çıkarlar (artık doğum yoktur). Ancak şişeden çıkana kadar onların ne olacakları, toplumun hangi katmanında bulunacakları, zekâ seviyeleri, çalışacakları yer ve görecekleri itibar da şişede üretim sırasında belirlenir. İnsanların bir kısmı Alfa-Artı’lar, yani en üst sınıf olarak doğarken, bir kısmı da bilerek yarı aptal “Epsilon-Eksi Yarı Moronlar” olarak üretilir.

19 Şubat 2017

Jared Diamond - Tüfek, Mikrop ve Çelik (1. Kısım)

Jared Diamond, “Tüfek, Mikrop ve Çelik” isimli kitabından bir insanlık tarihi, kısa ve özet bir dünya tarihi sunuyor okura. Ancak dünya tarihine farklı bir açıdan yaklaşarak yapıyor bunu. Kitabın girişinde neden böyle bir eser kaleme alma ihtiyacı duyduğunu anlatıyor.

15 Şubat 2017

Aiskhylos - Zincire Vurulmuş Prometheus

Antik Yunan oyun yazarı Aiskhylos’un (Eshilos) “Zincire Vurulmuş Prometheus” isimli tiyatro oyunu, Yunan mitolojisindeki tanrılar arasındaki bir olayı anlatıyor. Olayın özeti Prometheus’un en güçlü tanrı olan Zeus’a karşı gelmesi ve ağır bir ceza alacağını bilerek insanlara yardım etmesi şeklinde anlatılabilir. Diğer yandan ise özünde kaba güç ile bilinç ve bilginin mücadelesi var.

10 Şubat 2017

Herman Melville - Kâtip Bartleby (Babil Kitaplığı - 16)

Amerikalı yazar Herman Melville’in Kâtip Bartleby isimli hikâyesi hem okuru güldürüyor, hem de hikâyeye ismini veren kâtibin içler acısı durumundan dolayı üzüntüye sevk ediyor. Ancak her iki durumda da Melville’in ustalığını gözler önüne seriyor.

7 Şubat 2017

Hüseyin Doğan - Mona Lisa’da Gizlenmek (Da Vinci’nin Bütün Şifreleri)

Hüseyin Doğan’ın “Mona Lisa’da Gizlenmek” başlıklı kitabı, Rönesans döneminin en önemli isimlerinden İtalyan hezârfen Leonardo Da Vinci’nin yaşamına ve eserlerine alışılmışındışında bir bakış açısı sunuyor. Özellikle Leonardo’nun son yıllardaki araştırmalarda ortaya çıkan annesinin Ortadoğu kökenli bir Müslüman köle olması, kendisinin de Mısır, Suriye ve Anadolu’da kısa bir süre yaşamasından sonra İslam’ı kabul etmesi ve Anadolu seyahati sonrası eserlerine de bu yönde İslami şifreler koyması üzerinde duruluyor.

Amerikan üniversitelerinde öğrencilere en çok okutulan 101 kitap


Harvard, Stanford, MIT, CalTech, Princeton, Yale… Bunlar dünyaca ünlü ABD üniversiteleri. Bu liste daha da uzatılabilir. Dünyanın en iyi eğitim kurumlarından öğrencilere ne okutulduğu, hangi bilim ya da edebiyat kitaplarının tavsiye edildiğini hep merak etmiştim.

Şimdi bu soruya, 15 yıldır ABD gibi İngilizce eğitim veren ülkelerdeki üniversitelerin ders içeriklerini derleyen The Open SyllabusProject sitesi ayrıntılı cevap veriyor. Sitede ABD ile birlikte İngiltere, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’daki üniversitelerin, ülke bazında ya da ayrı ayrı üniversite bazında en çok hangi kitapları okuttuklarını görmek mümkün. Ya da alanınıza göre filtreleme yaparak bir kitap listesine erişebilirsiniz.

3 Şubat 2017

Antoine Galland - Binbir Gece Masalları (Babil Kitaplığı - 28)

Arjantinli yazar Jorge Luis Borges tarafından hazırlanan fantastik edebiyat dizisinde “Binbir Gece Masalları” başlığı ile iki kitap yer alıyor. Babil Kitaplığı dizisinin 28. kitabı olan bu kitapta Fransız oryantalist Antoine Galland’ın seçtiği ve Fransızcaya çevirdiği “Binbir Gece” kitabından sadece iki masal var.

31 Ocak 2017

Theodor W. Adorno - Kültür Endüstrisi - Kültür Yönetimi

Dr. Javanshir Gadimov

“Kültür Endüstrisi - Kültür Yönetimi” başlığı ile basılan bu kitap üç makaleden oluşuyor ve Theodor Adorno ile Max Horkheimer’in Aydınlanmanın Diyalektiği isimli kitapta “Kültür Endüstrisi: Kitlelerin Aldatılışı Olarak Aydınlanma” başlığı altında eleştirel bir yaklaşım geliştirdikleri “kültür endüstrisi” kavramı üzerinde duruyor.

25 Ocak 2017

Hasan Saraç - 13 Saat + 1 Ömür

Hasan Saraç’ın “13 Saat + 1 Ömür” isimli kitabı güzel bir insan hikâyesi, inişli çıkışlı bir başarı ve acısıyla tatlısıyla da bir aşk romanıdır.

Kitabı elinize aldığınızda yazar ve roman isminden sonra kapakta “Ortak roman” yazısı dikkat çekiyor. Aslında ilk önce ortak roman da nasıl oluyor, kiminle ortak yazıldı, diğer ortakların ismi niye yok diye sorular geldi aklıma. Kitabın girişinde “ortak romanın” nasıl yazıldığı açıklanıyor.

22 Ocak 2017

Agatha Christie - Roger Ackroyd Cinayeti

İngiliz yazar ve polisiye edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Agatha Christie’nin “Roger Ackroyd Cinayeti” romanı, Hercule Poirot serisinin dördüncü kitabıdır. Eser, “Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitap” listesinde de yer alıyor. Ayrıca Umberto Eco da bu polisiye romanını “örnek yazarın, ikinci düzeyörnek okurla iş birliği yapmasını istediği metin” olarak tanımlıyor.

15 Ocak 2017

J. K. Rowling, Jack Thorne, John Tiffany - Harry Potter ve Lanetli Çocuk

“Harry Potter ve Lanetli Çocuk”, bir tiyatro oyunu ve Harry Potter serisinin sekizinci kitabıdır. J. K. Rowling, Jack Thorne, John Tiffany’nin hikâyesine dayanarak, Jack Thorne tarafından sahne metni yazılmıştır.  Hikâyesi ise son (yedinci kitaptaki) olaylardan 19 yıl sonra geçiyor. Olaylar da Sihir Bakanlığı’nda çalışan Harry ve oğlu Albus Severus Potter’in eksininde cereyan ediyor.

Harry Potter’in Voldemort ile savaşması ve karanlık güçlerin yenilmesinden 19 yıl geçmiştir. Harry Potter 3 çocuk babasıdır. Ginny Weasley ile evlidir. Çocuklarının ismi ise James, Albus Severus ve Lily. Diğer yandan ise Hermione Granger, Sihir Bakanı olmuştur ve Ron Weasley ile Rose isimli bir kızları var.

11 Ocak 2017

Arthur C. Clarke - 2001: Bir Uzay Destanı

Arthur C. Clarke’ın bilim kurgu romanı 2001: Bir Uzay Destanı (2001: A Space Odyssey) hem hikâyesi hem yazılış şekli, hem de filmi ile çok ilgi uyandıran ve türünün en iyi örneklerindendir. En başta Clarke’ın uzayla ilgili yazdıkları, ancak yıllar sonra gerçekleşti. Yani bir anlamda gelecek ve uzayla ilgili doğru bir tahmin yapmıştı. Ayrıca kitabın çok ilginç bir yazılış hikâyesi var.

Kitabın ismi “2001: A Space Odyssey”’in, Türkçe’ye şimdiye kadar üç farklı şekilde çevrilmiş olduğunu gördüm. “2001: Bir Uzay Macerası”, “2001: Bir Uzay Destanı” ve İthaki Yayınları tarafından “2001: Bir Uzay Efsanesi” şeklinde çevrilmiştir. İthaki’nin daha sonra kitabın yeni baskısında “2001: Bir Uzay Destanı” ismini kullanmayı tercih ettiğini görüyoruz.

7 Ocak 2017

Ronald Duncan - Abélard ve Héloise / Mektuplar

Fransa’da 12. yüzyılda yaşanmış gerçek bir aşk hikâyesini anlatıyor bu kitap. Şair ve filozof Abélard ile Héloise isimli bir kadın arasında geçen acılarla dolu aşkın hikâyesi. Hikâyeyi onarın mektuplarından öğreniyoruz ve İngiliz tiyatro yazarı Ronald Duncan tarafından da oyunlaştırılmış.

Hikâye kısaca şöyle: Döneminin ünlü şair ve filozofu olan Abélard ile öğrencisi Héloise arasında bir aşk yaşanır. İkisinin bir kızları olur ve evlenirler. Ancak Abélard, Héloise’nin dayısı Fulbert tarafından zor kullanılarak hadım edilir. Bundan sonra bu iki sevgilinin yolları ayrılır. Her ikisi de farklı manastırlarda yaşarlar. Biri başrahip, diğeri ise başrahibe olur. Mektupları da işte bu dönemde yıllar sonra birbirlerine yazarlar. Aralarında yaklaşık 20 yıl yaş farkı var. Ancak her ikisi de 63 yaşında ölür.

5 Ocak 2017

2016’da Okuduğum Kitaplar’da neler vardı, 2017’de neler olacak


Kitap eleştirisi, değerlendirmesi, yorumu ve incelemesi yayımladığım “Okuduğum Kitaplar” bloğu artık dördüncü yılına girdi. 2014 yılında bloğu kurma amacım okuduğum kitaplarla ilgili geride bir iz bırakmaktı. Bu iz en başta kendim içindi. Kitaplarla ilgili okuduğum dönemdeki düşüncelerimi, yorumlarımı, alıntıları kayıtlı hale getirmekti amacım. Böylece geriye dönük neler okuduğumun takibini yapabilir ve geleceğe dönük de daha neleri okuyacağımı planlayabilirdim. Kitaplardan beğendiğim kısımlar ise kitap bitince sayfalar arasında yitip gitmeyecekti. Artık istediğim zaman basit bir aramayla bulabilir ve beğendiğim alıntının tekrara tekrar keyfini çıkarabilirdim.

İşte bütün bu düşüncelerle kurdum “Okuduğum Kitaplar” bloğunu. Bloğun ismini bilerek birinci tekil şahıs olarak seçmiştim. Bütün bunlarla birlikte bu blog ve kitaplar üzerine yazı yazma bana yeni alışkanlıklar da kazandırdı. En başta bir kitabı sadece hikâyenin sonunu merak ederek okumuyorum. Kitapla ilgili yazıyı yazarken hangi karakterleri nasıl değerlendireceğimi, hangi yorumları yapacağımı, hangi alıntılara yer vereceğimi düşünerek ve not ederek okuyorum. Bu da kitabı daha dikkatli okumama, daha derinlemesine analiz etmeme ve anlamama yardımcı oluyor.

İLK YIL 8, İKİNCİ YIL 18, 2016’DA 41 KİTAP İNCELEMESİ YAYINLANDI

Bu yazıda daha çok “Okuduğum Kitaplar” bloğunda şimdiye kadar neler olduğu ile ilgili bir değerlendirme yapmak ve 2017’de neler olacağını paylaşmayı amaçlıyorum. En başta her yıl kaç kitap incelemesi yayınlandığı ile başlayayım. İlk iki yıl açıkçası çok fazla üzerinde durmadığım ve amatör bir çalışma oldu. İlk yıl 8 (Temmuz 2014’te bloğu açmanın da etkisi var), ikinci yıl 18 yazı paylaştım buradan. Ancak 2016’da birçok yenilikle birlikte bloğa çok emek harcadığımı söyleyebilirim ve yayınlanan kitap incelemesi yazısı da 41’dir.

Tabii bu sayıyı 2017’de daha da artırmayı hedefliyorum. 2016 için aylık 3+ kitap yazısı düşüyor. Bu yılkı hedef ise 50’yi geçmek. Yani ortalama aylık 4 kitap demektir.

SOSYAL MEDYA HESAPLARI

Blogdaki en büyük yenilik 2016’da tasarımı okurken, ondan daha da önemlisi ise yeni sosyal medya hesapları oluşturmam oldu. Yeni tasarım ilk sayfada daha fazla yazının görünmesine imkân sağlıyor. Ayrıca yeni sosyal medya hesapları ve sayfaları oluşturdum. En başta bir Facebook sayfası, Twitter hesabının bloğa daha fazla okur kazandırmada çok etkili olduğunu gördüm. G+’da blogdaki yazıların yayınlandığı bir hesap da bulunuyor. Zaten bloğa erişimin büyük bir kısmı Facebook ve Twitter üzerinden geliyor. Bunları hesap ve sayfaları kısaca şöyle sıralayabiliriz.

Twitter: https://twitter.com/kitapveokuru
Facebook: https://www.facebook.com/kitapveokurr/
G +: https://plus.google.com/+JavanshirGadimov
Pinterest:    https://tr.pinterest.com/cavanirg/

GOOGLE ANALYTİCS VERİLERİ

Geçtiğimiz yıl bloğun daha iyi analizini yapabilmek için Google Analytics ile Google Search Console hesapları açarak bloğu buralara ekledim ve buradaki veriler aracılığıyla daha iyi analiz etmeye çalıştım. Burada çok sayıda veri var, ancak en dikkat çekicileri ve önemlileri şöyle.

Bloğa dört kaynaktan erişim var. En başta sosyal medya üzerinden. Onu organik aramalar, direkt ve bir site üzerinden yönlendirme (yani link verme) ile gelene okurlar. Ancak özellikle 2016’da organik aramalardan (en başta Google ve Yandex) gelen erişim artmış ve sosyal medya üzerinden gelen erişimin yarısı kadarına ulaşmıştır. Bloğun Twitter hesabı henüz yeni olasına rağmen (2016’ının sonunda açıldı) erişim sağlamada ikinci sıradadır.




EN ÇOK OKUNAN YAZILAR

Tabii blog denildiğinde ben en çok hangi yazıların çok okunduğunu merak ederim. Benim çok sevdiğim kitap ya da yazılar her zaman ziyaretçilerin çok tıkladığı yazılarla aynı olmayabiliyor. Bazen ise bazı yazıların özellikle Google arama motoru aracılığıyla çok aranması ve benim bloğuma ziyaretçi çekmesini de şaşırarak izliyorum. Ancak sıralayacak okursa blogda en çok okunan yazılar şöyle:

1 - Albert Camus – Yabancı
2 - Yaşar Kemal – İnce Memed 1
3 - Gabriel García Márquez - Benim Hüzünlü Orospularım
4 - Tarık Akan - Anne Kafamda Bit Var (12 Eylül Anıları)
5 - Uzayla ilgili okumanız gereken 100 kitap
6 - Homeros - İlyada
7 - Italo Calvino – Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu
8 - Jack London – Midas’ın Müritleri (Babil Kitaplığı – 5)
9 - Zygmunt Bauman - Küreselleşme: Toplumsal Sonuçları
10 - J. D. Salinger – Gönülçelen (Çavdar Tarlasında Çocuklar)

2017’DE BLOGDA YAPILACAK YENİLİKLER

“Okuduğum Kitaplar” bloğunda 2017’de yapmayı planladığım en büyük yenilik okuma listesi sayfası yapmak olacak. Okuma listelerinden ilkini geçtiğimiz ay paylaşmış ve ilgi gördüğünü fark etmiştim. Bu tür listeleri her ay bir tane olacak şekilde paylaşacağım. İlk okuma listesi “Uzayla ilgili okumanız gereken 100 kitap” şeklinde olmuştu ve yayınlayalı bir ay olmasına rağmen şimdiden en çok okunan yazılar arasında yer alıyor. Bu listelere özellikle okumamız gereken klasikler listeleri ile devam edeceğim.

Bir de yine başladığım yazarlardan ve kitaplardan alıntılarla yaptığı resimlerdir. Bunlar da artık blogda yerini alıyor.